Asgari beyanname tartışması

Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği Başkanı Baki Şimşek, Türkiye’de faaliyet gösteren büyük şirketlerin yanı sıra küçük şirketlerin de gümrüklerdeki beyanname konusunda yetki verdikleri ticaret müdürleri tarafından soyulduğunu iddia etti.

Gümrük beyannamelerinde asgari bedeli belirleyen; ‘Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesi’ ile ilgili olarak yaşanan tartışmaları değerlendiren Baki Şimşek, tarifeyle birlikte gümrüklerin kara, deniz ve hava gümrüklemesi olarak bölündüğünü ve söz konusu gümrük işlemleri için de sırasıyla 125, 150 ve 100 TL’lik fiyat belirlendiğini hatırlattı. Belirlenen fiyatların, 1998-1999 yıllarında uygulanan fiyatlar olduğunun altını çizen Şimşek, sadece bugünün maliyetlerini üzerine koyduklarını ve basında yer aldığı
gibi fahiş bir artışın söz konusu olmadığını, yapılan düzenlemelerle birlikte beyanname başına 40 dolarlık bir artış olduğu bilgisini verdi.

Buradaki amaçlarının gümrük beyannameleriyle ilgili olarak asgari ücretin belirlenerek, bir fiyat disiplini oluşturulması olduğuna işaret eden Şimşek, “Bir diğer amacımızsa hiçbir yetki belgesi, diploması, bonservisi ya da izin belgesi olmayanların gümrükçülük yapmasının önüne geçilmesi. Ne yazık ki, bu tür işletmelerle ilgili olarak hiçbir kurum denetim yapmıyor. Denetim eksikliğine bağlı olarak; ‘ayakçı’ dediğim insanlar iş yerlerinin kapısına ‘gümrük müşaviri’ diye yazı asıyor. Bu insanlar, serbest
meslek erbabı olarak çalışan gümrük müşavirlerine 3-5 kuruş karşılığında belge imzalattırarak, iş takibinde bulunuyorlar. Hiçbir işveren çıkıp da ‘Ben bu işi yaptırıyorum ama bunu kim yapıyor?’ diye de sormuyor. Bu da beraberinde sorun ve sıkıntıları getiriyor” dedi.

“TİCARET MÜDÜRLERİ, MÜTEAHHİTLERLE KENDİ ŞİRKETİNİ SOYUYOR”
Büyük şirketlerde olduğu gibi küçük şirketlerde de beyanname hazırlayarak, iş takibinde bulunan insanları tanımadığını ve onların kim olduğu yönünde de herhangi bir araştırma da yapmadığını anlatan Şimşek, oldukça çarpıcı bir iddiayı da gündeme taşıdı. Şimşek, “Şirketlerde bu tür beyannamelerle ilgilenen birim; ticaret servisleri ya da ticaret müdürleri. Ancak onlar, işi verdikleri aracılarla kendi şirketlerini soyuyorlar ve bu durumdan patronların haberi yok. İsim vermek istemiyorum ama Türkiye’nin en
önemli şirketinin genel müdürüyle görüştüm. Kendisine; ‘Siz işi verdiğiniz gümrük müşavirini tanıyor musunuz?’ diye sordum ama ‘Hayır’ yanıtı aldım. Bunun anlamı ne? Demek ki her 2 tarafın, yani işi verenin temsilcisi olan ticaret müdürüyle işi müteahhit gibi alan adamlar arasında kişisel ve maddi çıkarlar var. Sadece parasal olsa neyse başka türlü menfaatler de var. İşte bizim belirlemiş olduğumuz asgari beyanname bedeli bu durumun önüne geçecek” diye konuştu.

“ORTADA ÇOK CİDDİ BİR VURGUN VAR VE BU VURGUNUN UCU AÇIK”
Ticaret müdürlerinin, 100 TL’ye mal olan bir beyannameyi ‘hayali harcamalar’ ile bin TL olarak gösterebildiğini ve tüm bunlara bağlı olarak da ortada çok ciddi bir vurgun olduğunu iddia eden Şimşek, bu vurgunun da ucunun açık olduğunu ve herhangi bir tahmin yapılabilmesinin de çok zor olduğunu savundu. 2009 yılında Türkiye genelinde onaylanan ihracat beyannamesinin 2 milyon 86 bin olarak açıklandığına dikkat çeken Şimşek, her beyanname başına bin TL ‘hayali harcama’ gösterilmesi halinde bunun 2 milyar
86 milyon TL’ye ulaştığını ve bunun da çok ciddi bir rakam olduğunu söyledi. Belirlenen asgari beyanname bedelinin bu ‘haksız kazancı’ ortadan kaldıracağını ancak bunun birtakım insanların hesabına gelmediği için gelişmelere karşı çıktığını anlatan Şimşek, ancak her şeye rağmen belirlenen ücret tarifesinde kararlı olduklarını dile getirdi. 1 Ocak 2010 itibariyle yürürlüğe giren tarifeyle birlikte artık herkesin faturalı iş yapacağını ve fiyat tarifesinde yazan kodları yazarak fatura kesebileceğini açıklayan
Şimşek, dernek olarak kendilerinin Maliye ve Gümrük Başmüdürlükleri ile faaliyet gösteren gümrük müşavirlerini denetleyeceklerini, bu duruma bağlı olarak da hazine kayıplarının önüne geçileceği gibi kayıt dışının da önleneceğini savundu.

“FİYATIM ORTADA. İSTER ÇALIŞIRSIN İSTER ÇALIŞMAZSIN”
İhracatçıların ücret tarifesiyle ilgili tepkisine bir anlam veremediğinin altını çizen Baki Şimşek, bir meslek örgütünün kendi alanıyla ilgili olarak bir fiyat tarifesi belirlerken başkasından görüş almasını da doğru bulmadığını vurguladı. Bugün hazırlanan bir beyanname için gümrük müşavirlerinin, ihracatçı birliklerine binde 1 oranında nispi aidatla birlikte İhracatçı Geliştirme Merkezi’ne (İGEME) ‘destek’ adı altında 11 TL’lik harç ödediğini belirten Şimşek, Destekleme ve Fiyat İstikrarı Fonu (DFİF)
için de 10 TL’lik bir kesinti yapıldığını anlattı.
İşin gümrük müşavirine verilmesine yönelik herhangi bir zorunluluk olmadığını kaydeden Şimşek, Türkiye’de ticaret serbestliği gibi bir durumun söz konusu olduğunu hatırlattı. Yasaların kararı şirketlere bıraktığına işaret eden Şimşek, ortada herhangi bir zorlama olmamasına rağmen şirketlerin işi dolaylı temsilci olarak gümrük müşavirlerine vermesi halinde o işi üstlenen müşavirin muhtemel maddi ve manevi tüm kayıpları da üstlenerek büyük bir risk aldığını hatırlattı. Şimşek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Böylesine ağır bir yükü üstlenen gümrük müşavirlerine ihracatçıları çıkıp da ‘Sen fiyatını belirlerken niye benim görüşümü almadın?’ diye sormuyor. Ben niye senin görüşünü alacağım ki? Fiyatım ortada, ister çalışırsın ister çalışmazsın. İş bu kadar basit. Neden işi bu kadar abartıyorlar anlamıyorum.”

Did you enjoy this post? Why not leave a comment below and continue the conversation, or subscribe to my feed and get articles like this delivered automatically to your feed reader.

Comments

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)