Büyük Selçuklular
Büyük Selçuk Devletini kuranlar Oğuzların Kınık boyudur. Oğuzlar 9.yüzyıl sonlarından itibaren Siri derya boyları ve Aral gölü çevresinde bir arada yaşadılar Bu sırada Oğuzların yöneticileri Yabgu unvanını taşıyordu. Devletlerine de Oğuz Yabgulu Devleti deniliyordu. Yabgukarın Kül Erkin unvanlı vekilleri vardı.Orduları subaşı denilen komutanlar yönetimindeydi.Oğuzlar, Maveraünnehir ve Harezm bölgesine gelerek ticaret yapıyorlardı.
Oğuzların, kökleri çok eskiye dayanan bir boy teşkilatları vardı ve bu teşkilatın günlük hayatlarında da önemli bir etkisi vardı. Oğuzlar, bir devlet görünümünde olan ve başlarında boy beylerinin bulunduğu 24 Oğuz boyundan oluşan bir devletti. Oğuz boy teşkilatını Irkıl Hocanın düzenlediği Kaşgarlı Mahmut tarafından anlatılır. Oğuzların ataları , Oğuz Handır.
Oğuz Yabgulu Devleti, 1002yılında Kıpçak akınları tarafından yıkılmıştır. Bu devletin subaşılığı görevini yürüten Kınık boyundan Selçuk, kendisine bağlı olan Oğuzları alarak Cend şehrine gitti. Burada Kınık boyu Müslümanlığı kabul etti.
Selçukun oğullarından Aslan Yabgu(İsrail), Oğuzlar Devletinin varisi olarak kendilerini görüyorlardı. Selçukun ölümünden sonra Arslan Yabgu, Kınık boyunu alarak Buharaya gitti. Burada Karahanlılarla ilişki kurdular. 1025te Arslan Yabgu Sultan Mahmut tarafından esir alındı ve böylece, Oğuzlara gözdağı verildi. Bundan sonra ailenin yönetiminde Selçukun torunları olan Tuğrul ve Çağrı Beyler geçti. 1035te Horasana gelen Selçuklular, 1037 yılında bağımsızlıklarını ilan ettilerse de bu oldu bittiyi Gazneliler tanımadı. Gaznelilerle Selçuklular arasında yapılan 1040 yılındaki Dandanakan Savaşında savaşı Selçuklular kazanınca; Selçuklu Devleti resmen kurulmuş oldu.
Selçuklu Devletinin kuruluşu, Oğuz Türkmenlerinin hayatında bir dönüm noktası olmuştur. Tuğrul Bey devlet merkezini İrana taşımış ve devletin doğu taraflarının yönetimini kardeşi Çağrı Beye bırakmış ve diğer kardeşi Musa Beyi Anadolu üzerine göndermiştir. Bu devletin kurulmasıyla Anadolu, Türklük için ikinci bir ana yurt olmuştur.
Tuğrul Bey bir yandan Anadoluya Türkmenleri sevk ederken, diğer yandan da Bağdat Abbasi halifesi Şii Büveyhoğullarına karşı koruma altına aldı. 1055 yılında Bağdata gelen Tuğrul Bey, halifeden Rüknivdeyle yani İslam dininin ve devletinin direği unvanlarını aldı. Tuğrul Bey Bağdattan ayrılırken halifeye; Artık bundan böyle dünya işlerini yönetmek benim işimdir. Halife olarak sizler sadece din işleriyle ilgileneceksiniz, demiştir.
Tuğrul Beyin yukarıdaki sözleri Laiklik ilkesinin uygulandığının bir göstergesidir. Halifeyi Şii Büveyhoğullarının baskısından kurtarması ile Tuğrul Beye; doğunun ve batının hükümdarı unvanını vermesi; İslam dünyasının dünya egemenliğinin resmen Türk hükümdarına bırakılması demektir. Artık sultan din bakımından halifeye, halifede siyaset bakımından sultanlığa bağlı olmuştur.
Büyük Selçuklular döneminde Doğu Anadolu ve Azerbaycanda ilk fetihler, Arslan Yabgunun oğlu Kutalmış tarafından gerçekleştirildi.
Tuğrul Bey Oğuzlara Anadoluyu yurt edinme emrini verdiği ve Türkmen beylerini Anadoluya sevk ettiği halde ordularıyla saldırı düzenlemiştir. Bunun neden, güçlü Bizans devletinin Anadoludaki kurulu düzenlerini yağma ve saldırılarla sarsmak ve esas saldırılara zemin hazırlamaktır.
Selçuklu devlet ordularının Anadoludaki ilk savaşları, Gürcü-Bizans kuvvetleriyle Erzurum yakınlarnda1048 yılında Pasinlerde yapılmıştır. Pasinler Savaşından sonra bol ganimet elde edildiği gibi, Bizans imparatoru, Gürcü Kralı Liparitin serbest bırakılması karşılığında İstanbuldaki tahta caminin onarılmasını ve bu camide Tuğrul Bey adına hutbe okutulmasını kabul etmiştir.
Tuğrul Bey 1063 yılında hastalanarak ölmüştür. Yerine çağrı Beyin oğlu Süleyman geçtiyse de, Türkmenlerle birleşen Alparslan bir ayaklanmayla hükümdar olmuştur.
Did you enjoy this post? Why not leave a comment below and continue the conversation, or subscribe to my feed and get articles like this delivered automatically to your feed reader.

Comments
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın