Evden Eve Nakliyat

‘Bilim’ kategorisindeki yazılar

edisonun hayatı

Ekleyen: admin Şubat - 18 - 2010

Thomas alva edison 20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen amerikalı mucit ve iş adamıdır. Bazı icatları tamamen orijinal olmakla birlikte, eski icatların geliştirilmesi veya yönetimi altında çalışan yüzlerce çalışana aittir. Yinede edison elinde bulundurduğu kendi adını taşıyan amerikan patentiyle tarihteki en önemli ve en verimli mucitlerden biri olarak nitelendirilir. Patentlerinin çoğu Amerika’nın haricinde Almanya, Fransa ve İngiltere onaylarına da sahiptir.

Devamını oku »

Kategori: Bilim

Radyasyonun canlılara etkisi

Ekleyen: admin Ocak - 11 - 2010

En önemli bir baska radyasyon kaynagi da nükleer reaksiyonlardir. Nükleer denemelerde (atom ve hidrojen bombalari) reaksiyon sonucu olusan ürünler radyoaktif olduklarindan reaksiyonlar dursa da radyasyon uzun zaman devam eder. Diger bir radyasyon kaynagi ise uzaydir. Günes ve yildizlarin enerjisi nükleer reaksiyonlardan (füzyon) kaynaklanir. Dünyamiza uzaydan isi ve isik ile birlikte nükleer radyasyon da gelir. Dünyaya gelen bu tür isinlara kozmik radyasyon denir.

Atmosferdeki ozon tabakasi tarafindan bu radyasyonun çogu sogurulsa da az bir kismi yeryüzüne ulasir. Kisacasi radyasyondan kaçinmak mümkün degildir. Radyasyon denince ilk akla gelen X ve gama isinlaridir. Her iki isininda enerjisi çok yüksektir. Bu yüzden bu isinlarin maddelere nüfuz etme özellikleri çok fazladir.

Alfa ve beta isinlari atomun çekirdeginden kaynaklanan radyoaktif isinlardir. Her iki isin da belirli bir kütleye sahiptir. Alfa ve beta isinlari kütleleri ve elektriksel yüklerinden dolayi, X ve gama isinlarina göre, maddelere daha az nüfuz ederler. Ancak, bu isinlarin iyonlastirici etkileri daha fazladir. Nötron ve proton ise kütleleri alfa isinlarinin dörte biri kadar olan nükleer taneciklerdir. Çesitli nükleer reaksiyonlar sirasinda çekirdekten kopan nötron ve protonlar insan sagligi için en tehlikeli radyasyonlardir. Özellikle nötron, elektrik yükü olmadigindan çok büyük nüfuz etme özelligine sahiptir. Buraya kadar kaynagini ve özellligini anlattigimiz radyoaktif isinlarin insan vücuduna etkisi bu isinlarin hareketleriyle ilgilidir. Devamını oku »

Kategori: Bilim

Bilimsel Projeler Ticarileştirilecek

Ekleyen: admin Ocak - 11 - 2010

ODTÜ Kültür ve Kongre Salonu’ndaki etkinliğe, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Balcı, Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Türk Patent Enstitüsü (TPE) Başkan Vekili Yüksel Birinci, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, bazı ülkelerin TTO yetkilileri ile çok sayıda araştırmacı katıldı.

Etkinlikte konuşan Yusu Balcı, toplumların ekonomik kalkınması ve refah
düzeylerini belirleyen en önemli etkenin bilim ve teknolojideki gelişmeler olduğunu söyledi.
AR-GE ve yenilikçilik çalışmalara ayrılan fonların son yıllarda arttığını ifade eden Balcı, TTO’ların kurulmasının da bu alanlara verilen önemi gösterdiğini söyledi.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın bu alandaki sorumlulukları ile çalışmaları hakkında bilgiler veren Balcı, bu kapsamda ilgili kanunun çıkarıldığı 2002 yılından bu yana 28 üniversitede teknoloji geliştirme bölgesinin kurulduğunu, bu bölgelerin 17’sinin de faaliyete geçtiğini kaydetti.

Şu ana kadar teknokentlerde 717 firma ve 9 bin 381 personelin 2 bin 495 proje üzerinde çalıştığını anlatan Balcı, buralarda 234 patent alındığını, ihracatın da 333 milyon dolar seviyesine ulaştığını bildirdi.

Üniversite ve sanayi arasındaki işbirliğinin arttırılması ile ilgili yürütülen bir diğer çalışma olan “Sanayi Tezleri Projesi” (SAN - TEZ) kapsamındaki çalışmalarına da değinen Balcı, 2006 yılından beri 40 üniversiteden 230 proje başvurusunun yapıldığını, 85 projenin de uygun bulunarak başlatıldığını söyledi.

Patent veri tabanlarının kullanıldığı TTO’larla ilgili bir modelin yer aldığı projeye geçileceğini anlatan Balcı, Gazi Üniversitesinin de bu süreçte yer aldığını hatırlatarak, “TTO’lar aracılığıyla üniversitelerdeki başarılı bilimsel projelerin ticarileşmesi sürecinin teşvik edilecek, bunları yapacak birimler oluşturulacak ve geliştirilen yenilikçi ürünlerin potansiyel alıcı firmalarının oluşturulması sağlanacaktır” dedi.

“Odaklanması gereken konu”

Savunma Sanayii Müsteşarı Bayar ise inovasyonun kaynağının ihtiyaç ve talepten başladığını belirterek, savunma sanayinde ise bu talebin savunma ve güvenlik ihtiyaçları olduğunu söyledi.

“Bulunduğu coğrafya gereği Türkiye çok ciddi bir savunma yatırımı yapma ihtiyacı içinde olan bir ülke ve bunun da bir sürekliliği var” diyen Bayar, “Soğu Savaş”ın ardından Avrupa’da savunma sanayi harcamalarının azaldığını, Türkiye’de de o dönemde bu değerlendirmelerin yapıldığını, ancak Türkiye’nin coğrafyasının bu alandaki ihtiyaçlara süreklilik getirdiğinin görüldüğünü belirtti.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni savunma teçhizat ihtiyaçları için yılda 3 - 4 milyar dolar seviyesinde harcama yaptığını belirten Bayar, haberleşme, kontrol sistemleri, insansız hava araçları, zırhlı araçlar gibi alanlardaki ihtiyaçlarda, sektördeki şirketlere geliştirme projeleri verilmeye başlandığını ifade etti. Bayar, üniversitedeki beyin gücünün Türkiye içindeki talebe, sanayiye ve teknolojiye bağlanması gerektiğini söyledi.

Hindistan, Finlandiya, Brezilya gibi ülkelerdeki teknolojik gelişmeleri değerlendiren Bayar, “Bana göre, Türkiye’nin odaklanması gereken konu ürün geliştirmedir. Uygulamalı araştırma ve ürün geliştirmedir” dedi.

TPE Başkan Vekili Birinci de yerli patent başvurularında yapılan artışlara dikkati çekerek, “Son dönemde yapılan patent başvuruları Çin’i dahi geride bırakmıştır. Türkiye, uluslararası patent başvurularında 2004 - 2006 değerlerine göre de, yüzde 134 artışlarla en çok artış sağlayan ülkeler arasına girdi” dedi.

Bu trendin devamı halinde 3-4 yıl içinde öncü kabul edilen ilk 15 ülke arasında girmeyi hedeflediklerini söyleyen Birinci, “Ülkemizde bu patlamayı gerçekleştirecek potansiyel olduğuna inanıyoruz” dedi.

Rektör Prof. Dr. Akbulut ise dünya ülkelerinde TTO’larla ilgili çalışmalarından örnekler verdiği konuşmasında, üniversitede geliştirilen teknolojinin ürüne dönüştürülmesinde büyük önemi olan bu ofislerin Türkiye çapında ele alınıp, yaygınlaştırılması gerektiğini anlattı.}

Kategori: Bilim

Epikür (Epiküros)

Ekleyen: admin Temmuz - 22 - 2009

(M.Ö. 341 - 270) Yunan filozofu. Samosda doğan Epiküros, Aristipposun hazcı ahlakını geliştirip bunu Demokritosun atom öğretisiyle birleştirerek kendi öğretisini (Epikürosçuluk) kurdu. Midilli (M.Ö. 306-30) ve Lampsakosda ders verdikten sonraları Atinaya yerleşti ve satın aldığı bahçede öğrencileriyle ile yaşadı. Epikurosçuların bu bahçede 1 araya geldiği söylenir. Bu yüzden bunlara bahçe filozofları da denir. Bahçenin girişinde şu sözlerin yazılı olduğu 1 tabela olduğu da söylenir; Ey acayip! Burada bahtiyar olacaksın. Burada haz en üstün iyiliktir. Devamını oku »

Kategori: Bilim

Plüralizm

Ekleyen: admin Temmuz - 21 - 2009

Pluralizm birçok mutlak ilke, kuvvet, güç ya da nesne kabul eden kuram ya da sistemleri tarifler. değişik konularda, bu (eşdeğer) temelden devinim eden muhtelif kullanımları bulunur. Politikada, çoğulluğun kabulü birlikte belirginleşen, birkaç politik partiye dağıtılmış kuvvetler dağılımını kapsayan herhangi 1 siyasi kuram ya da sistemi tanımlamakta kullanılır. Devamını oku »

Kategori: Bilim

Yapısalcı Fonksiyonalizm

Ekleyen: admin Haziran - 26 - 2009

Toplumsal yapıların, siyasi sistemlerin analizinde kullanılan kapsamlı 1 kuramsal yaklaşım tarzı.

Özde toplumsal sistemler diye kavramsallaştıran ve toplumsal yapıların özelliklerinin bu sistemlerin bekasına olan katkılarıyla açıklayan kuramsal yaklaşımları tanımlayan 1 kuram bi şekilde yapısal fonksiyonalizm, 1 sosyal sistemin varoluşunu sürdürmek, ayakta kalabilmek için yerine getirmek durumunda olduğu görevleri ya da işlevleri teşhis etmekten ve arkasından da hangi kurum veya yapıların bu ihtiyaçları karşılamaya yetili görün-düğünü araştırmaktan meydana gelir. Devamını oku »

Kategori: Bilim